Ayna
Kendimizden kactigimiz icin tutundugumuz insanlar var. Aynalara bakisimiz mecburiyetten.

http://ask.fm/jes__
  • "kadın adama “bunu asla bilemeyeceksiniz. beni asla konuşturamayacaksınız. neden burada sizinle olduğumu hiçbir zaman öğrenemeyeceksiniz” demek için ifadeler aramaya başladığında, işte o zaman, hareketsiz ve kayıtsız bir vücut olarak kalırken kadının böylesine tutkulu bir ses olmasına müsaade eden coşkulu harekette, adam kadının, kendisine birdenbire, sesinin düzeyini dahi değiştirmeden ve hatta belki de kelimelerini dahi değiştirmeden “öyle davran ki seninle konuşabileyim” dediğini işitti. bu ricayı bir daha asla unutmayacaktı."
    Maurice Blanchot - Bekleyiş Unutuş
    • 3
  • "Her kelimede ifade edilemeyene bir yanıt, ifade edilmeyenin reddi ve cazibesi saklıdır."
    Blanchot
  • "

    Adam başından beri biliyordu ki en bildik kelimelerle ifade edilebilecek hiçbir şey yoktu burada; fakat bu, kendisinin de bunu kabul etmek yerine bu sırra ortak olması ve bu dünyadaki kendine ait ışık payından vazgeçmesi koşuluyla mümkündü.

    Adam ne bildiğini hiçbir zaman bilemeyecek. İşte yalnızlık buydu.

    "
    Bekleyiş Unutuş, Maurice Blanchot
    • 3
  • "Saçımın tek bir telini bile şimdi daha iyi tanıyor değilim ve kendime eskiye oranla tek bir adım bile yaklaşmadım. Arkamdan hep meçhul bir kadın izledi beni, bir başka meçhul kadınla birleşmek üzere."
    Ingeborg Bachmann
    • 7
  • "

    Gelip geçici bütün heveslerim.

    Huzursuzluk değil bu. Tanımlaması güç bir boşluk duygusu. Biten ama ne olduğunu ve yerine neyi koyacağımı iyi bilmediğim bir şeyden dolayı duyduğum şaşkınlık. Derin hüzün. Belli belirsiz bir yavanlık var hayatımda, bir solgunluk, içimde bir düşman barınıyor ama nedir, kimdir o, bilmiyorum.

    "
    İnci Aral
    • 7
  • "Yanlış sevilmeler. Özellikle yanlış sevmeler. Ama yaşamlarımız bunlar üzerine kurulu değil mi? Hep kıskandım “doğru” sevmiş ender kişileri ya da öyle görünmeyi başarabilenleri. Belki de gerekenden daha uzun süre öyle olduğuna inanmayı yeğlemiş olanları, en azından… Yoksa nasıl olsa her aşk, kazaya, yanlışa dönüşür zamanla."
    İnci Aral
    • 8
  • "

    Saflığa varan iyimserlikten, küçük oyunların tuzağına düşmekten ve düşmanlıklardan kaçınmayı öğrenmiş, söylemek istediklerinizin çoğunu söylemiş ve henüz söylemediklerinizi söylemenin ise zaten gereksiz bir zahmet olduğunun farkına varmışsınızdır.

    Masumiyetin sonudur bu.

    "
    İnci Aral, İçimden Kuşlar Göçüyor
    • 3
  • "

    Konuşmam artık, ağır sözler söylemem
    bir düş için sabahları göğsüme sedeften
    bir çiçek işlerim.

    Hiç bilmedim, konuştuklarımdan ne anladın,
    ormanın korkunçluğunu söyledim,
    ovanın serinliğini sustum,
    sen uzun bir uykuyu uyudun, ben düş gördüm.

    Durmadan bir yoldan söz ettim:
    suyum ben, adımı unutmadım,
    dolanıp, bir gün yanına düştüğüm
    bir dağdan söz ettim;
    dünyanın işine karışmadım,
    beni avutmaz dünya, beni tutmaz da,
    dolanıp içinde kirinin
    yine temiz geldim.

    Göğsümde sedeften bir çiçek taşırım:
    bir büyü bu, hayata karşı yaptırdım
    konuşmam artık, kalbini kırdımsa senin
    bil ki yanına düştüm.

    "
    Birhan Keskin.
    • 1
  • "kuşlar toplanmış göçüyorlar…"

    • 2
    • 2
  • beyaz çarşaflardan
    kirli bir ruhla
    kalkamazsın

  • bir biz varız güzel öbürleri hep çirkin
    bir de bu terli karanlık
    sonra bir şey daha var muhakkak ama adını bilmiyorum
    nereden başlasam sonunda o ışıkla karşılaşıyorum
    yarı çıplak utanmaz bir kadın resmini aydınlatıyor
    akşam oluyor ya bir türlü inanamıyorum
    oturmuş iri yapılı adamlar esrar çekiyorlar
    daha bir aydınlık olsun diye içtikleri su
    sarı topraktan testileri güneşte pişiriyorlar

    bir korkuyorum yalnız kalmaktan bir korkuyorum
    gündüzleri delice çalışıyorum geceleri kadınlarla yatıyorum

    sonra birden büyümüş görüyorum ağaçları
    kısrakları birden yavrulamış
    havaları birden güneşli

    kadınlarla yattığım yetse ya
    bir de kadınlarla yattığıma inanmam gerekiyor

    hoşlanmıyorum

    #turgutuyar #kanuyku

  • kuytudaki sözlerin

    tutmadı da bırakmadı da beni

    çünkü ellerin vardı ve de gözlerin

    bitmeyen heveslerin tam

    sarmadı da kovmadı da beni

    orada boynun vardı ve

    boynunda nefeslerin

    şimdi benim taş taşıyacak,

    taş atacak ya da kaldıracak 

    halim mi var

    yatağım hala dağınık

    beni bırakıp gittiğin bu evren

    bana çok dar

    şimdi benim birini alacak kalbim

    el tutacak elim mi var

    birden fazlayım ama

    beni bıraktığın bu evren

    bana çok dar

    heveslerin vardı ve de nefeslerin

    kaçtım tutunduklarından

    sığındım tutunuşlarına

    şimdi benim taş taşıyacak

    taş atacak, taş kaldıracak

    halim mi var?

    kış olsun bekliyorum

    soğusun içim

    yağsın kar

    essin rüzgar.

    • 2
  • el v eda.

    el de benim

    eda da.

    • 2
  • Something you said made me lose it again;
    I can’t remember the last time you made me feel safe.
    There’s no room for love, no time for understanding;
    Sometimes I start a fight just to see if you care.

    It’s not getting better;
    It’s not getting any easier.
    I never thought I’d become so cold inside.

    Day after day, we’re wishing our lives would change;
    As long as you say it’s alright, it’s alright with me.
    If we promise too much; more than enough.
    I never thought it’d be easy; not hard like this.

    It’s not getting better;
    It’s not getting any easier.
    I never thought I’d become so cold inside.

    It’s not getting better;
    It’s not getting any easier.
    I never thought I’d become so cold inside.

    I never thought it’d be easy; not hard like this.
    I never thought it’d be easy; not hard like this.
    I never thought it’d be easy; not hard like this.
    I never thought it’d be easy; not hard like this.
    I never thought it’d be easy.