Ayna
Kendimizden kactigimiz icin tutundugumuz insanlar var. Aynalara bakisimiz mecburiyetten.

http://ask.fm/jes__
  • bir biz varız güzel öbürleri hep çirkin
    bir de bu terli karanlık
    sonra bir şey daha var muhakkak ama adını bilmiyorum
    nereden başlasam sonunda o ışıkla karşılaşıyorum
    yarı çıplak utanmaz bir kadın resmini aydınlatıyor
    akşam oluyor ya bir türlü inanamıyorum
    oturmuş iri yapılı adamlar esrar çekiyorlar
    daha bir aydınlık olsun diye içtikleri su
    sarı topraktan testileri güneşte pişiriyorlar

    bir korkuyorum yalnız kalmaktan bir korkuyorum
    gündüzleri delice çalışıyorum geceleri kadınlarla yatıyorum

    sonra birden büyümüş görüyorum ağaçları
    kısrakları birden yavrulamış
    havaları birden güneşli

    kadınlarla yattığım yetse ya
    bir de kadınlarla yattığıma inanmam gerekiyor

    hoşlanmıyorum

    #turgutuyar #kanuyku

  • kuytudaki sözlerin

    tutmadı da bırakmadı da beni

    çünkü ellerin vardı ve de gözlerin

    bitmeyen heveslerin tam

    sarmadı da kovmadı da beni

    orada boynun vardı ve

    boynunda nefeslerin

    şimdi benim taş taşıyacak,

    taş atacak ya da kaldıracak 

    halim mi var

    yatağım hala dağınık

    beni bırakıp gittiğin bu evren

    bana çok dar

    şimdi benim birini alacak kalbim

    el tutacak elim mi var

    birden fazlayım ama

    beni bıraktığın bu evren

    bana çok dar

    heveslerin vardı ve de nefeslerin

    kaçtım tutunduklarından

    sığındım tutunuşlarına

    şimdi benim taş taşıyacak

    taş atacak, taş kaldıracak

    halim mi var?

    kış olsun bekliyorum

    soğusun içim

    yağsın kar

    essin rüzgar.

    • 1
  • el v eda.

    el de benim

    eda da.

    • 2
  • Something you said made me lose it again;
    I can’t remember the last time you made me feel safe.
    There’s no room for love, no time for understanding;
    Sometimes I start a fight just to see if you care.

    It’s not getting better;
    It’s not getting any easier.
    I never thought I’d become so cold inside.

    Day after day, we’re wishing our lives would change;
    As long as you say it’s alright, it’s alright with me.
    If we promise too much; more than enough.
    I never thought it’d be easy; not hard like this.

    It’s not getting better;
    It’s not getting any easier.
    I never thought I’d become so cold inside.

    It’s not getting better;
    It’s not getting any easier.
    I never thought I’d become so cold inside.

    I never thought it’d be easy; not hard like this.
    I never thought it’d be easy; not hard like this.
    I never thought it’d be easy; not hard like this.
    I never thought it’d be easy; not hard like this.
    I never thought it’d be easy.

  • gözlerin borcunu ödüyor sözlerinin

    her yeni gün bir ölümdü

    şimdi anılara dönme vakti, incitmeden yaprağını

    zaman kanar üstümüzde,

    "mavi bir renkten öte

    huydur bende.”

    ve zaman kanar mavi anların üstüne,

    yitirme korkusu ayrılığı yakınlaştırmakta sadece.

  • tutunduğum adında,

    harflerine sarıldım,

    geçmişimi saklıyorum.

    çünkü ne yanıma dönsem derin nefes

    rüzgar çok

    üşüyorum.

    şubatta büyüyen çocuklar için

    avucumda misket tutuyorum

    kedilerin sesinden kaçanlar için

    susuyorum.

  • tutma sen anıları

    ben sarıldım bize

    bir sarmaşık gibi

    sen gidebilirsin

    dünler yeter

    at yarınları

    sevmedin.

    umuda isim verdim

    uyudu durdu aramızda

    okşadıkça onu

    geleceğimi önüne serdim

    görmedin.

    o pazar günüydü aşk

    yürüdük, okuduk ve

    serildik çimlere seninle

    hepsi bir rüya mı

    söyle

    yoksa yüm yaşadıklarımız yalan mı

    gitmedin de kalmadın da

    dur diyemedim diye 

    varım diyemedin

    beni bir tutup da

    geleceğine çizemedin.

    kim kimi kırdıysa kırdı

    geleceğin rengini siyaha boyayıp, saramadın

    neler ne renkte gelecekti 

    bilemedin.

    söyleyemediğin kuytudaki sözlerin

    tutmadı da bırakmadı da beni

    şimdiyse ağlamasın ellerin.

    acıma kıvrılıyorum

    özür dilerim, senden

    fazlasını istedim.

    gördüğümü sandığım şeyin

    gelmesini bekledim.

    • 2
  • hangi zamanındayım şimdi

    hangi zamanına yetiştim

    hangi zamanını kaçırdım

    hangi zamanında olmayacağım

    haklısın 

    zamansızdı

    hiç konuşmadan suskunluğumuzda

    suskunluğumuza bir büyük içerken

    ben sızdım

    zaman sızdı

    zamansızdık.

  • ben “ah” diyorum

    sen ister iç çekiyorum,

    ister bela okuyorum anla…

    ah!

  • iki yol var birisi kalmak

  • Ben ona, “çekil” diyerek beni ittikten,

    elimdekileri kollarının altına aldıktan sonra,

    "Ne kadar alışmışsın her şeyi tek başına yapmaya, biraz dayanışmayı öğren" dedikten sonra aşık oldum.

    • 3
  • sana inanmışlığım var.

    • 5
  • insanın dili yalana yatkın diye

    susmaya

    gözü yeniliklere aç diye de

    uykuya inandım.

    dudakları meşrulaştırdık ben

    dudak ile burun arasına

    umudumu bağladım.

    eller yalan söylemez,

    seninki sıcaksa benim parmaklarım soğur,

    ben uyurken susmana,

    uykuda ellerimi ısıtan ellerine

    inandım.

    • 1
  • dününde değil, gününde kalayım diye

    rüzgar, dudadklarının izini silmesin,

    kuşlar uzaklara esmesin diye,

    bir yaprak gibi çırpınıp durdum.

    bekledim, bir rüzgar koparacak,

    doğa savuracak diye çok korktum.

    oysa sen geldin ve iki parmağınla tutup yavaşça çektin beni

    dalımdan.

    hiç gerek yoktu.

    • 3